İsrail Başbakanı Netanyahu'nun siyasi geleceği belirsizliğini korurken, ABD Başkanı Donald Trump İsrail seçimlerinde kimi desteklediğine ilişkin net bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Son dönemde seçim yapılan ülkelerde kendisine yakın gördüğü adaylara açıkça destek vermekten çekinmeyen Trump'ın tutumu, Netanyahu cephesinde huzursuzluğu artırdı.
İsrail'de seçimlerin ardından yeni bir koalisyon hükümeti kurulması öngörülüyor. Muhalif partiler, yüzde 50 oranını zorlayan anket sonuçlarıyla aşırı sağ iktidarı devirme umutlarını tazelese de henüz bir ittifak formülünde uzlaşamadı. Netanyahu'nun ortakları ise Gazze, Lübnan ve Suriye'de işgali genişletme talepleriyle Netanyahu'yu zor durumda bıraktı. Netanyahu, bölgede savaşların durmasını talep eden Trump ile karşı karşıya gelme pahasına soykırım ve yayılmacılık politikalarını desteklemeyi sürdürdü.
Genel seçimler öncesinde sıkça ABD ile iyi ilişkilere sahip olduğunu dile getiren Netanyahu, Trump'ın açık desteğini alamayınca ABD'nin Gazze barış planını reddettiğini duyurdu. Netanyahu'nun hamlesi Trump tarafından açıkça eleştiriye maruz kalmadı. Öte yandan Trump, son haftalarda İsrail konusunda sessiz kalmayı tercih etti. İsrail medyasına göre Trump'ın sessizliği, iki isim arasındaki gerilimin tırmandığına işaret ediyor.

PERDE ARKASINDA YOĞUN MESAİ
Maariv'in haberine göre İsrail muhalefeti, Trump'ın seçimlerde tarafsız kalması için perde arkasında yoğun mesai harcıyor. Beyaz Saray'ın Netanyahu'nun tutumundan giderek daha fazla hayal kırıklığı yaşadığı kaydedilen haberde, Trump'ın ekibi ile İsrailli muhalif partiler arasında ağustos ayında temasların sıklaştığı ifade edildi.
Binyamin Netanyahu'nun siyasi durumu, ABD hesaplamalarını daha da karmaşık hale getiriyor. Mevcut koalisyon, hükümet kurmak için gereken 61 milletvekiline ulaşmaktan çok uzak görünüyor. Netanyahu'nun iktidarda kalması için muhalif kampın çoğunluğa ulaşmasını engellemesi de yeterli olabilir. Eğer kimse hükümet kurmayı başaramazsa, bir sonraki seçimlere kadar geçici başbakan olarak görevde kalacak. Bu olasılık, Washington için özellikle endişe verici çünkü bu senaryo, Trump'ın bölgesel gündeminin İsrail siyasetini aylarca beklemek zorunda kalacağı anlamına geliyor.

NETANYAHU'YU DURAKLATAN SEÇİM SORUSU
Trump'ın Netanyahu üzerinde kişisel siyasi nüfuzu bulunuyor. Şimdiye kadar, Netanyahu'nun umduğu gibi kamuoyu önünde İsrail Başbakanı'na destek vermekten kaçındı. Yaklaşık iki hafta önce Beyaz Saray'da görüştüklerinde Trump, Netanyahu'ya anketlerdeki performansını sordu.
Netanyahu Trump'a yanıt vermekte tereddüt ederken, danışmanlarından biri ABD Başkanı'na hemen "Kazanıyor" diye yanıt verdi.
Veriler ise farklı bir hikaye anlatıyor. İsrail'de anketler, Netanyahu'nun partisini birinci sırada gösterse de iktidar ortaklarının yeniden koalisyon kurmaya yetecek kadar milletvekili çıkarması düşük bir olasılık gibi görünüyor.
Trump'a son haftalarda dört kez Netanyahu'yu destekleyip desteklemediği soruldu. ABD Başkanı, her seferinde açık desteğini dile getirmemeye özen gösterdi.

TRUMP'IN KOZU
Trump, geçmişte İsrail seçim kampanyasına tüm ağırlığını vermeye hazır olduğunu zaten göstermişti. ABD Başkanı, nisan 2019 seçimlerinden günler önce, Golan Tepeleri üzerindeki İsrail işgalini hukuki olarak tanımıştı. Netanyahu, bu hamlenin kendisine yardımcı olduğunu daha sonra övünerek söylemişti. Trump, vereceği destekle Netanyahu'nun yine seçimleri kazanmasını sağlayabilir. Bu durum, ABD Başkanı'nın eline Netanyahu'ya karşı güçlü bir koz veriyor.
İsrail muhalefeti de bu kozu çok iyi anlıyor. Son aylarda, muhalefet liderleri Gadi Eisenkot, Naftali Bennett ve Yair Lapid'in yakın çevreleri, Trump'ın ekibine seçimlerde tarafsız kalması yönünde mesajlar iletti. İsrail basınına göre bu çabalar, Trump'ın İsrail seçimlerinin bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Tel Aviv'de Netanyahu hükümetine karşı protestolar
NATANYAHU İLE TRUMP ARASINDAKİ İLİŞKİLER
İki isim arasındaki kişisel ilişki hiçbir zaman kopmadı. Üst düzey ABD'li yetkililer, Trump'ı Netanyahu'yu seven ancak kararlarından giderek daha fazla hayal kırıklığına uğrayan biri olarak tanımlıyor.
Axios'un haberinde, Trump'ın özel konuşmalarda Netanyahu'nun "kendi kendinin en büyük düşmanı" olduğunu söylediği kaydedilmişti.
İran ile yapılan anlaşma ve ABD'nin İsrail'e İran, Gazze, Suriye ve Lübnan'da getirdiği kısıtlamaların ardından, Trump'ın bazı politikalarına Tel Aviv'in desteği zayıfladı. Ayrıca Trump da kendi seçmenlerinin İsrail'e olan tepkisinin artması nedeniyle desteğini sınırlı tuttu. İsrail seçimlerine çok agresif müdahale, Cumhuriyetçi seçmenler nezdinde Trump'ın itibarını zedeleyebilir.

İSRAİL BAŞBAKANI'NIN MANEVRA ALANI DARALDI
Maariv'in haberinde, Trump'ın İsrail veya Netanyahu'nun düşmanı haline gelmek üzere olduğuna dair bir değerlendirme için hiçbir dayanak olmadığı savunuldu. Trump'ın Netanyahu'ya uzun vadede geçmişte olduğu gibi destek verebileceği vurgulanan haberde, bölgesel krizlerin ikili ilişkileri test etmeye devam edeceği belirtildi. Netanyahu'nun, ABD'den aldığı desteğin azalmasıyla iç siyasette giderek köşeye sıkıştığı kaydedildi. Uzun süredir oy kazanmak için soykırım politikalarını genişletme stratejisi izleyen Netanyahu, savaş çıkarmadan İsrail seçmenini ikna etmekte sorun yaşıyor.
Trump, seçimler yaklaşırken Netanyahu'ya karşı önemi giderek artan daha fazla kozu elinde tutuyor. Kamuoyu önünde destek ifade etmekten, Netanyahu'nun affedilmesi konusunda İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Herzog'a karşı bir başka hamle yapmaya kadar... Trump şimdilik bu kozları kullanmıyor. Seçimler yaklaştıkça, Netanyahu'nun ABD talepleri karşısında manevra alanı da daralıyor.
ÖNCEKİ HABERAK Partili Yayman: AK Parti 2053'ü planlarken muhalefet koltuk kapmaca oynuyor!SONRAKİ HABERArz açığı gümüşü uçurdu: Küresel piyasalarda yeni hedef neresi?








