SİİRT (AA) - Siirt'in Baykan ilçesinde 2 yıl önce kaybolan Mekiye Akyel'in öldürülmesine ilişkin eski eşi, kayınpederi ve kayınbiraderinin de bulunduğu 3'ü tutuklu 5 sanık hakkında iddianame hazırlandı.
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca, 4 çocuk annesi Akyel'in 17 Ekim 2024'te kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma, dijital ayak izleri ile HTS, PTS kayıtları ve teknik takip sonucu öldürüldüğünün tespit edilmesiyle tamamlandı.
Tutuklu sanıklardan Akyel'in eski eşi İsa Güç, eski kayınbiraderi Hüseyin Güç ve eski kayınpederi İhsan Güç ile tutuksuz yargılanan H.G. ve A.Ş. hakkında Başsavcılıkça hazırlanan iddianame, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede, bir televizyon programına katılan kardeşinin, Akyel'in 17 Ekim 2024'te Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Karakaya köyünde şüpheli şekilde kaybolduğu yönündeki iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Maktulün İsa Güç ile evli olduğu dönemde bazı sorunlar yaşadığı ifade edilen iddianamede, maktulün bu süreçte Siirt, Van ve Batman'daki kadın konukevlerinde bir süre kaldığı aktarıldı.
İddianamede, daha sonra maktulün Batman'da ev kiralayarak bir süre tek başına kaldığı daha sonra ise kadın arkadaşıyla aynı evde ikamet ettiği belirtilerek, şu ifadeler yer aldı:
"Maktulün eski eşinin 18 Ekim 2024'te Mekiye'nin kaldığı eve geldiği ve kendisini alarak evden ayrıldığı, bu tarihten sonra da maktulden bir daha haber alınamadığı ve sonrasında GSM hatları ve dijital hareketlerinin hiç olmadığı tespit edildi. Sanıklar İhsan ve Hüseyin Güç'ün maktulün evden kaçması üzerine babasıyla görüşme yaptığı, bu görüşmede M.A, H.H, C.B ve R.Ç'nin beyanlarına göre İhsan ve Hüseyin Güç'ün babaya Mekiye'nin birisiyle görüştüğünü ve evden kaçtığını, bu nedenle bulduklarında öldüreceklerini ilettiği yer aldı."
Sanık İsa'nın maktulden 5 Eylül 2024'te boşandığı bildirilen iddianamede, şunlar kaydedildi:
"Sanık İsa ve Mekiye'nin bir araçta, diğer sanıklar İhsan ve Hüseyin Güç ile A.Ş. başka bir araçla Bitlis'in Çeltikli köyüne giderek, Mekiye'yi babasına teslim etti. İsa'nın, arabadan inerek Mekiye'yi babasına teslim ettiği sırada 'Kızınıza sahip çıkın, evden kesinlikle göndermeyin, bunlar Mekiye'yi öldürecekler' şeklindeki söylemi tanık beyanıyla sabittir."
İddianamede yer alan tanık Ç.U'nun beyanında ise Mekiye'nin çocuklarını görmeye gittiğinde İhsan Güç'ün kendisine silah çektiğini, eşi İsa Güç'ün ise araya girdiğini anlattığı belirtildi.
Sanık İsa'nın dini nikahla birlikte yaşadığı G.A'nın iddianamede yer alan ifadesinde, şu ifadeler kullanıldı:
"İsa bana 'Gidersen senin sonun da Mekiye gibi olur. Mekiye'den öyle bir intikam aldım ki devlet bile bulamayacak.' şeklinde konuşmalar yapıyordu."
- Maktule ait mont ve kemer sanıkların fıstık bahçesi yakınında bulundu
İddianamede, 18 Ekim 2024'ten sonra Mekiye Akyel'in herhangi bir aile bireyiyle irtibata geçmediği, bir annenin çocukları, annesi, babası ve kardeşleriyle irtibat kurmamasının ve herhangi bir kurumda dijital ayak izinin bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlatıldı.
Bölgede tespit ve teşhis yaptırılan bilgi sahibi B.Ç'nin, Karakaya köyünde sanıklara ait fıstık bahçesinin aşağısında bulunan mont ve kemerin maktule ait olduğunu beyan ettiği aktarılan iddianamede, yaklaşık 2 yıl sonra maktule ait mont ve kemerin burada bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ifade edildi.
İddianamenin, sonuç kısmında şu değerlendirmede bulunuldu:
"Tüm araştırmalara istinaden elde edilen ve birbirini destekleyen deliller ile Mekiye Akyel'in ölü olduğuna ilişkin kanaat oluşmuş ve sağ olduğuna dair herhangi bir delile ulaşılamamıştır. Olay tarihinde maktul Mekiye'nin telefonu kapanmadan/kapatılmadan önce sanıklar Hüseyin ve İsa ile birlikte oldukları belirlenmiştir. Sanıklar İsa ve Hüseyin'in diğer sanıklarla hareket ederek maktulü hürriyetinden yoksun bıraktıkları ve sonrasında öldürdükleri belirlenmiştir. Daha sonra sanık Hüseyin'in evine gittiği, yaklaşık 1 saat sonra da Mekiye ve İsa'nın telefonunun son baz verdiği yere geldiği belirlenmiştir. Sanık H.G'nin olay tarihinde evinde olduğu, sanık İhsan'ın da olay tarihinde aracıyla Baykan ilçesine gittiği tespit edilmiştir. Sanıklar İsa, İhsan ve Hüseyin Güç ile H.G'nin ortak saatlerde telefonlarını kapatmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Sanık H.G'nin gece boyunca nerede olduğu yapılan araştırmaya rağmen tespit edilememiştir. Sanıklar İhsan, H.G ve A.Ş'nin bilgi sahiplerinin ifadelerine göre maktul ile aralarında husumet olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar olay tarihinde sanık A.Ş'nin telefonu Bitlis'te sinyal verse de sanıklar İsa ve Hüseyin'i maktulü öldürmesi için azmettirdikleri belirlendi. Sanıklar töre saikiyle hareket ederek, Mekiye'yi öldürmek için İsa ve Hüseyin'i azmettirmiştir. Sanıkların Mekiye'yi öldürdükleri ve cesedini bulunamayacak şekilde yok ettikleri değerlendirilerek, üzerlerine atılı suçları işledikleri yönünde haklarında kamu davası açılması için yeterli delil ve şüphe bulunduğu anlaşılmıştır. Sanıkların sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmaları kamu adına talep olunur."
- İstenilen ceza
İddianamede, tutuklu sanıklar İsa Güç hakkında, "boşandığı eşe ve kadına karşı töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme", "hile yoluyla birden fazla kişi olacak şekilde boşandığı eşe karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", Hüseyin Güç hakkında "kadına karşı töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme", "hile yoluyla birden fazla kişi olacak şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7'şer yıla kadar, tutuklu sanık İhsan Güç ile tutuksuz H.G. ve A.Ş. hakkında ise "kadına karşı töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" ve "hile yoluyla birden fazla kişi olacak şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme" suçlarından 21 yıl 4 aydan 29 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor.
- "Bakanımıza teşekkür ederiz"
Ailenin avukatı Gurbet Bilbay, davaya ilişkin Mardin'de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de 11 Eylül'de NSosyal hesabından yaptığı paylaşımında Mekiye Akyel'in dosyasında, 190 bin metrekarelik alanın yüzlerce personelle arandığını, dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanlarının ayrıntılı biçimde incelendiğini, soruşturma sonucu eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame düzenlendiğini belirttiğini hatırlattı.
İddianamenin Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildiğini söyleyen Bilbay, şöyle konuştu:
"Bakanımız Akın Gürlek, çok güzel bir çalışmaya imza attı, faili meçhul cinayetler için bir öncülük yaptı. İnsani suçlarda kesinlikle zaman aşımı olmaz, biliyorsunuz önceki yıllardaki cinayetler de aydınlatılmaya başlandı. Bu dosyalardan biri de Mekiye Akyel cinayetiyle ilgiliydi. Bu konuda Bakanımıza çok teşekkür ederiz. Bu olayın takipçisi olacağız ancak Mekiye Akyel'in cenazesi henüz bulunmadı. Bu konuda da çalışma yapılmasını istiyoruz."
ÖNCEKİ HABEREski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümü soruşturmasında "Kurtlar Vadisi" oyuncusu Emin Olcay ifade verdiSONRAKİ HABERTÜBİTAK’tan ilk kez 'Proje Teşvik Ödülleri' başvurusu








