27 Eylül 2026 Pazar27 Eyl
DOLAR48,88%0,05 ▲EURO55,69%0,17 ▲STERLİN64,81%0,07 ▲İSVİÇRE FRANGI59,09%0,21 ▼JAPON YENİ0,31%0,44 ▲S. ARABİSTAN RİYALİ13,02%0,05 ▲KANADA DOLARI34,66%0,09 ▲AVUSTRALYA DOLARI34,43%0,27 ▲RUS RUBLESİ0,58%1,31 ▲GRAM ALTIN6.741%0,33 ▲ÇEYREK ALTIN10.967%0,24 ▲YARIM ALTIN21.935%0,24 ▲TAM ALTIN43.735%0,24 ▲CUMHURİYET ALTINI45.287%0,33 ▲ATA ALTIN45.345%0,24 ▲ONS ALTIN0,00%0,21 ▲GÜMÜŞ101,18%0,84 ▲BİTCOİN84.683%0,71 ▲ETHEREUM2.714%0,87 ▲BNB777,31%0,51 ▲XRP1,53%1,13 ▼SOLANA122,96%1,84 ▲CARDANO0,26%0,71 ▲DOGECOİN0,10%0,03 ▲TRON0,33%1,08 ▼POLKADOT1,28%4,21 ▲AVALANCHE11,14%4,06 ▲CHAİNLİNK14,47%2,70 ▲LİTECOİN72,02%2,35 ▼DOLAR48,88%0,05 ▲EURO55,69%0,17 ▲STERLİN64,81%0,07 ▲İSVİÇRE FRANGI59,09%0,21 ▼JAPON YENİ0,31%0,44 ▲S. ARABİSTAN RİYALİ13,02%0,05 ▲KANADA DOLARI34,66%0,09 ▲AVUSTRALYA DOLARI34,43%0,27 ▲RUS RUBLESİ0,58%1,31 ▲GRAM ALTIN6.741%0,33 ▲ÇEYREK ALTIN10.967%0,24 ▲YARIM ALTIN21.935%0,24 ▲TAM ALTIN43.735%0,24 ▲CUMHURİYET ALTINI45.287%0,33 ▲ATA ALTIN45.345%0,24 ▲ONS ALTIN0,00%0,21 ▲GÜMÜŞ101,18%0,84 ▲BİTCOİN84.683%0,71 ▲ETHEREUM2.714%0,87 ▲BNB777,31%0,51 ▲XRP1,53%1,13 ▼SOLANA122,96%1,84 ▲CARDANO0,26%0,71 ▲DOGECOİN0,10%0,03 ▲TRON0,33%1,08 ▼POLKADOT1,28%4,21 ▲AVALANCHE11,14%4,06 ▲CHAİNLİNK14,47%2,70 ▲LİTECOİN72,02%2,35 ▼
%100Canlı Yayın
Radyo ZİRVETÜRK
Hesabınıza katılın Yorum yapın, haberleri kaydedin
REKLAM
TAM EKRAN REKLAM ALANI Interstitial · Video / Rich Media destekli
Yukarı kaydırın
ZirveTürk Haber REKLAM Habere Git →
KÜLTÜR & SANAT

Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu

Tamamen tahtadan yapılmış, sarıklı pipolu ve bıyıklı bir Türk’ün masada oturduğu ve karşısına geçen herkesi yendiği bir otomat Avrupa’yı 100 yıldan uzun sürecek cevapsız sorularla baş başa bırakmıştı. Wolfgang von Kempelen’i bir devlet memurundan mucite çeviren satranç otomatı, hem bir Türk’e benzetilerek tasarlanmış, hem de ismini Türklerden almıştı. Üstelik bu tahta makine Napolyon da dahil karşısına oturan herkesi yenmeyi başarmıştı. Her seferinde içi gösterilen makinede bir insan saklanmıyorsa, bir kişi dışında nasıl herkesi yenmiş olabilirdi ki?

Yayınlanma: 0000
Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu
Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu
Haberi DinleSesli okuma için oynat tuşuna basın

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Satranç oyunu 6’ncı yüzyılda bulunduğunda oyunla ilgili en gizemli buluşun dünyayı kasıp kavurmasına 1200 yıl daha vardı. 17’nci yüzyılda Avusturyalı mucit Wolfgang von Kempelen tıpkı bir insan gibi görünen ve satranç masasında kendi kendine hareket eden üstelik de karşısına oturan her rakibini yenen bir ‘robot’ üretmişti. Pek çok araştırmaya konu olan bu şampiyon makinenin içinde gizlenmiş bir insan olup olmayacağına dair dedikodular yayılıyor, robotun nasıl en iyi satranç oyuncularını bile yendiği akıllara onlarca soru işaretini canlandırıyordu. Kempelen icat ettiği makinenin başına da herkesi yenen ‘sarıklı, pipolu ve bıyıklı’ bir adam oturtmuştu: ‘The Türk!’

Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu

KRALİÇEYİ ETKİLEMEK İSTERKEN DÜNYAYI BEYİN FIRTINASINA SOKTU

1769’da Wolfgang von Kempelen isimli Macar devlet memuru Viyana'da bir sihir gösterisine katılmak üzere büyük bir heyecan yaşıyordu. Kendisi için bir ilk olmasından ziyade gösteriye İmparatoriçe Maria Theresa'nın sarayında bizzat imparatoriçe tarafından davet edilmesi önemliydi. Fizik ve matematik eğitimi almış olan Kempelen’in davet edilme amacı aslında gösteri hakkında bilimsel görüşünün istenmesiydi. Kempelen devlet memuru olarak tanınıyordu. O dönemde onun tarih boyu anılacağı vasfı henüz ortaya çıkmamıştı. Ancak bu gösteri ile ‘mucitlik’ fitili çoktan ateşlenmişti. Gösteride sunulan hiçbir şey, Kempelen’in keskin zekâsına karşı koyamamıştı. Gösteri bittikten sonra imparatoriçeye ve sarayın geri kalanına daha iyisini yapabileceğini söyleyerek biraz zaman istemişti. Maria Theresa da Kempelen’e istediği süreyi, ortaya daha iyi bir sihir gösteri koymak için gereken 6 ayı verdi. Artık ‘The Türk’ yoldaydı. Avusturyalıları etkilemek için ortaya zaten etkileyici olan gösteri malzemelerinden daha özel bir şey koyulmalıydı. Kempelen de kendisine sarayın kapılarını ikinci kez açacak anahtarı Türklerde bulmuştu!

Kempelen 1770'te 6 aylık çalışmanın sonunda yaptığı otomatla onu puanlayacak herkesi hayrete düşüren bir gösteri sergileyecekti. 18. Yüzyılın en popüler icatlaır otomatlardı. Kempelen de diğerleri gibi bir robot yapmakla puan toplayacaktı. Jacques de Vaucanson, Pierre Jaquet-Droz ve Henri Maillardet gibi mucitler, müzik aleti çalmak veya yazı yazmak gibi yetenekleri olan otomatlar yapmıştı. Ancak Kempelen'in otomatı hepsini geride bırakacak kadar dahiyane bir sistemle çalışıyordu. Üzerinde satranç tahtası bulunan büyük bir dolabın arkasında oturan, yöresel kıyafetler giymiş tahta bir adam karşısına oturan rakiplerine ter döktürüyordu. Bu bir Türk’tü. Zaten makine de tam olan ‘Türk’ diye tarihe geçecekti.

Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu

İÇİNDE İNSAN YOKSA NASIL ÇALIŞIYOR? NAPOLYON’U BİLE YENDİ

Kempelen ve Türk, tarihe geçecekleri gösteriye hazırdı. İzleyicilere içerideki saat mekanizmalı makineyi göstermek için dolabın kapılarını açarak başlamıştı. Kapılar kapandıktan sonra, makineyi kurmak için bir anahtarı çeviriyordu. Ve geriye otomatın karşısına oturacak gönüllü bir satranç oyuncusu bulmak kalıyordu. Bu aşamadan sonra otomat sanki canlanıyor ve taşları tıpkı bir insan gibi tutarak akıllıca hamleler yapıyordu. Bu da yetmezmiş gibi, insan rakip otomatın güçlü bir oyuncu olduğunu çabucak anlıyor ve daha dikkatli oynamaya çalışsa da yenilgiyle masadan ayrılıyordu. Peki ama bu otomat tamamen tahtadan olmasına rağmen nasıl bu kadar etkili bir satranç ustası oluyordu? Türk’e her seferinde galibiyeti getiren neydi?

Dolabın içindeki pipolu bir Türk mü? Yenemediği kimse yok: İlk satranç otomatı yangında kül oldu

1780'lerden itibaren Kempelen'in satranç otomatı Avrupa turlarına çıkarılmaya başlanmış ve birçok önemli insan rakibe karşı oynamıştı. Benjamin Franklin Paris'te otomatın karşısına oturan isimlerden biriydi. Satranç ustası François-André Philidor bir ilki, otomatı yenmeyi başarmıştı. Ancak oyunun kendisini çok zorladığını itiraf etmişti. Kempelen 1804'te hayata gözlerini yumduğunda artık bir devlet memuru değil mucitti! Hem de kendisi göremese de dünyanın en önemli ve tanınan dâhilerini bile yenecek otomatı ülke ülke geziyordu. Johann Maelzel otomatı satın aldıktan sonra gösterileri sürdürmeyi hedeflemişti. Hem de dünyanın dört bir yanında. Tabii onu her gören nasıl çalıştığını hayretler içinde soruyordu. Her gösteri öncesi kapaklar açılıyor ve içerideki mekanik sistem gösteriliyordu. Görünüşe bakılırsa da içeride saklanmış bir satranç ustası falan yoktu. Bu durum çalışma sisteminin açıklanmasını daha da zorlaştırıyordu. Ancak unutulan bir şey vardı: Bu makine bir sihir gösterisi için yapılmıştı.

Birkaç kişi Kempelen'in icadının gerçekten satranç anlayıp kendi kendine oynayabildiğine inanıyordu. Bu kişiler son derece masum ve illüzyonu ‘sihir’ sananlardı. Ancak pek çok kişi tahta adamın hareketlerinin kabinin içinde oturan veya uzaktan mıknatıslar veya teller kullanarak onu hareket ettiren bir insan olduğuna inanıyordu. Kabinin içinde eğitimli bir maymun olduğundan, kötü ruhlar tarafından ele geçirilmiş olabileceğine kadar uzanan iddiaların aslı ise son derece basitti. Kabinin içinde gizlenmiş bir satranç oyuncusu vardı, minyatür bir satranç tahtasında oyunu takip ediyor ve Türk'ün hareketlerini kollarla kontrol ediyordu. Türk otomatı bir illüzyon olsa da, 1819'da İngiliz matematikçi ve mucit Charles Babbage, otomatın oyununu izlediğinde teşhisi çoktan koymuştu. Bir insan tarafından kontrol ediliyor olsa da makinenin mekanik inşası başlı başına bir mühendislik harikasıydı. Türk, Napolyon Bonapart ve Benjamin Franklin gibi önemli kişileri de satrançta yenmeyi başarmıştı. Sırrı ancak 19’uncu yüzyılda, inşasından 100 yılı aşkın süre sonra tamamen çözülebildi. Otomat, bir yangında kül olana kadar, dünyanın başka bir yerine tarih, yine Türk’le yazılmıştı!

Bu haberi nasıl buldunuz?0 okuyucu tepki verdi
%0 olumlu%0 olumsuz
Haberi Paylaş0 kez paylaşıldı
XWhatsAppFacebookTelegramLinkedIn
Bu habere ne hissettiniz?İlk tepkiyi siz verin
Yorumlar0
Yorumlar yönetici onayından sonra yayınlanır.Giriş Yap
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yazın.
SONRAKİ HABERLER
Milano’ya konser molasıSIRADAKİ · MAGAZİNMilano’ya konser molasıEge şivesiyle şov yaptıSIRADAKİ · KÜLTÜR & SANATEge şivesiyle şov yaptı‘Artık algoritma için yapılıyor’SIRADAKİ · MAGAZİN‘Artık algoritma için yapılıyor’Mumlarını hemşehrileriyle üflediSIRADAKİ · KADINMumlarını hemşehrileriyle üfledi‘Kanlı Nigar’la dönüyorSIRADAKİ · MAGAZİN‘Kanlı Nigar’la dönüyor