Arthur Brooks’un da yıllardır dikkat çektiği bu kavram, aslında 40 yaşından sonra bir anda ortaya çıkan yepyeni bir zekâ değil. Daha çok yıllar boyunca biriktirdiğiniz bilgi, deneyim ve örüntüleri tanıma becerisinin giderek daha fazla işe yaramaya başlaması anlamına geliyor.
40 yaşından sonra beyniniz aynı şekilde çalışmayabilir
Genç yaşlarda yeni bir problemi hızlı çözmek, kısa sürede çok sayıda bilgiyi işlemek ve daha önce hiç karşılaşmadığınız bir duruma hızla uyum sağlamak daha kolay olabiliyor. Psikolojide bu beceriler büyük ölçüde akıcı zekâ kavramıyla ilişkilendiriliyor. Yaş ilerledikçe bu hızın bir bölümünde gerileme görülebiliyor.
Kristalize zekâyı yıllardır doldurduğunuz büyük bir kütüphane gibi düşünebilirsiniz. Okuduğunuz kitaplar, yaptığınız işler, yaşadığınız sorunlar, öğrendiğiniz kelimeler, aldığınız kararlar ve hatta geçmişte yaptığınız hatalar bu kütüphanenin raflarını dolduruyor. Yeni bir sorunla karşılaştığınızda her şeyi sıfırdan çözmek yerine daha önce gördüğünüz benzer durumları hatırlayabiliyorsunuz. Bir şeylerin nereye varacağını daha erken sezmeniz veya gençken saatlerce düşündüğünüz bir konuda bugün daha hızlı doğru soruyu sormanız biraz da bundan kaynaklanabiliyor.
Gençken hız, ilerleyen yaşlarda deneyim
Bu fark iş hayatında oldukça kolay fark edilebilir. Mesleğe yeni başlayan biri yeni bir teknolojiyi çok hızlı öğrenebilirken yıllardır aynı alanda çalışan biri karşısındaki sorunun daha önce gördüğü hangi probleme benzediğini birkaç ipucundan anlayabilir. Amerikan Psikoloji Birliği tarafından aktarılan iş yaşamı araştırmalarında da yaşça daha büyük çalışanların kristalize zekâyı ölçen sözel ve bilgi temelli testlerde gençlerden daha yüksek sonuçlar gösterebildiği görülüyor.
Kelime hazinesi daha geç zirve yapıyor
Yaşla ilgili en ilginç araştırmalardan biri Harvard ve MIT bağlantılı araştırmacıların 48 binden fazla kişinin bilişsel becerilerini incelemesiyle ortaya çıktı. Sonuçlar zihinsel beceriler için tek bir zirve yaşı olmadığını gösterdi. Bilgiyi hızlı işleme becerisi genç yetişkinlikte zirve yaparken çalışma belleğinin farklı bir yaş çizgisi izlediği görüldü. İnsanların duygularını okuyabilme gibi bazı sosyal biliş becerileri 40'lı ve 50'li yaşlarda zirve yapabiliyordu.
20'li yaşlarınızdaki güçlü tarafınız yeni bilgiyi çok hızlı yakalamakken 50'li yaşlarınızdaki güçlü tarafınız hangi bilginin gerçekten önemli olduğunu daha hızlı ayırt etmek olabilir. Yaşla birlikte kazandığınız deneyimi hesaba katmadan yalnızca hızı karşılaştırmak bu nedenle zihinsel kapasitenizin önemli bir bölümünü görmezden gelmek anlamına geliyor.
Kristalize zekânın ilginç taraflarından biri de 40 yaşında yükselip hemen ardından kaybolmaması. Araştırmalar edinilmiş bilgiye dayanan bazı becerilerin 50'li ve 60'lı yaşlarda oldukça güçlü kalabildiğini gösteriyor. Harvard’da aktarılan geniş araştırmada kelime bilgisinin 65 ila 70 yaşlarına kadar gelişmeye devam edebildiği görülmüştü. Bununla birlikte çok ileri yaşlarda kristalize becerilerde de gerileme görülebiliyor. Yani yaşlanmanın etkileri ortadan kalkmıyor, yalnızca beynin farklı becerilerinin farklı zaman çizgileri izlediği anlaşılıyor.




