Birçok futbolseverin Fenerbahçe günlerinden hafızalarına kazınan bir isim olan Lincoln Henrique hatırlayacağınız üzere; sezon başında 2. ülkesi olarak gördüğü Türkiye'ye Bursaspor forması ile geri döndü. Kısa zamanda Yeşil Beyazlı forma ile gösterdiği performans alkış toplarken, taraftarla da arasında bir kimya oluştu.
Rizespor'da kiralık geçen günlerin ardından Fenerbahçe'de sakatlıkları nedeniyle forma şansı bulamayan bulsa da sık sık farklı bölgelerde forma giyen Brezilyalı futbolcu, zaman zaman da farklı takımlara kiralanarak çok sevmesine rağmen Sarı Lacivertliler'de eski performansına bir türlü ulaşamadı.

Bursaspor'da ise takımın liderleri arasında yer alan tecrübeli futbolcu, Transfermarkt'a röportaj verdi.
'TÜRK FUTBOLUNU ÇOK İYİ TANIYORUM'
Türkiye senin için yabancı bir ülke değil. Daha önce Fenerbahçe gibi büyük bir kulübün formasını giydin. Türkiye’ye ilk geldiğin Lincoln ile bugün Bursaspor formasını giyen Lincoln arasında nasıl bir fark var?
Türk futbolundaki üçüncü dönemimi yaşıyorum. Daha önce burada iki farklı dönem geçirdim. Artık Türkiye’yi ve Türk futbolunu çok daha iyi tanıyorum. Umarım bu dönem benim için çok özel olur. En büyük arzum Bursaspor ile şampiyonluk yaşamak.
Geriye dönüp baktığında Fenerbahçe dönemini nasıl değerlendiriyorsun? O süreç sana futbolcu ve insan olarak neler kattı?
Fenerbahçe’de hem futbolcu hem de insan olarak çok geliştiğime inanıyorum. Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte oynamak ve taraftarların bana gösterdiği sevgiyi yaşamak benim için çok özeldi. Şimdi Bursaspor’da tarih yazmak ve taraftarlarımızı mutlu etmek istiyorum.
'FUTBOL ÇOK DEĞİŞTİ'
Fenerbahçe’de birçok farklı pozisyonda görev yaptın. Türk futbolseverlerin gerçek Lincoln’ü tam olarak gördüğünü düşünüyor musun?
Futbol çok değişti. Günümüzde bir futbolcunun ikiden fazla pozisyonda oynayabilmesi gerekiyor. Zeki bir oyuncu olmanın avantajlarından biri de bu. Elbette kendi pozisyonumda daha fazla oynamayı isterdim ve orada çok daha fazla katkı sağlayabileceğimi düşünüyorum. Ancak kafam rahat. Fenerbahçe’de yaptığım her şeyi kulübe yardımcı olmak için yaptığımı biliyorum.
Transfer döneminde adın Süper Lig dahil Türkiye’den birçok kulüple anıldı. Buna rağmen Bursaspor’u tercih ettin. Bu kararın arkasındaki en önemli neden neydi?
Ben her zaman zorlukları ve büyük hedefleri sevdim. Bursaspor tercihi de benim için çok özel bir meydan okuma. Bu kulübün büyüklüğünü, geçmişte neler başardığını ve son yıllarda yaşadığı zor dönemi biliyorum. Böyle büyük bir kulübün yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olmayı adeta bir görev gibi hissettim. Bursaspor’u yeniden Süper Lig’e taşımak istiyorum.
Bursaspor’dan ilk teklif geldiğinde bulunduğu lig seni hiç düşündürdü mü? Yoksa kulübün tarihi ve büyüklüğü mü daha ağır bastı?
Daha önce de söylediğim gibi ben zorlukları severim. Hangi ligde olduğumuz benim için belirleyici değildi. Oynadığım yerde mutlu olmak istiyorum. Mutlu değilsem ayrılırım çünkü bulunduğum kulübe zarar vermek istemem. Fenerbahçe’de yaşadığım süreçte de biraz böyle hissettim. Kendimi yeterince önemli hissetmediğim ve sanki kulübe engel oluyormuşum gibi düşündüğüm bir dönem oldu. Bu yüzden ayrılma kararı aldım. Bursaspor’a gelirken ise tek düşündüğüm yeniden mutlu olmak, şampiyonluk kazanmak ve tarih yazmaktı. Fenerbahçe büyük bir kulüp, Bursaspor da büyük bir kulüp. Türkiye’de iki dev kulübün formasını giyebildiğim için kendimi şanslı ve mutlu hissediyorum.







