Bir dönem çoğumuz için pazar günü demek, onlar demekti. Esprileri, birbirleriyle tatlı-sert atışmaları, sıcaklıkları... Bu bizim onlarla ilk buluşmamız. Yeni işleri ‘Şahane Pazar Sahnede' için bir araya geliyoruz. Dondurulmuş gibiler; yıllar onları teğet geçmiş. Süheyl ve Behzat Uygur’la başlıyoruz muhabbete...
◊ Uzun zamandır televizyonlarda, magazin gündeminde yoksunuz. Ve şimdi herkes geri döndüğünüzü konuşuyor...
Süheyl Uygur: Zaten yıllardır sahnedeyiz, hep buradaydık.
◊ ‘Şahane Pazar’ı yeniden hayata geçirmeye nasıl karar verdiniz?
Süheyl Uygur: Şunu özellikle belirtelim; bazıları televizyon ekranında yapacağımızı zannetmişler. Öyle bir şey yok.
Behzat Uygur: Sahnede olacak. Sonrasında YouTube’da yayımlanmasıyla ilgili planlarımız var.
◊ Peki, neden şimdi?
Behzat Uygur: Seyircimiz ‘Şahane Pazar’ı çok özledi.
Süheyl Uygur: Hatta “Ananızı, babanızı seviyorsanız yeniden yapın” diyorlardı. Düşün!
Behzat Uygur: Yıllardan beri öyle tatlı bir linç yiyoruz ki, son
3-5 yıldır bu çoğaldı. “Vatanınızı, milletinizi seviyorsanız dönersiniz” diyenler çıktı. “Sizi kaçıralım mı” diyenler bile oldu.
◊ Baktınız hayatınız tehlikede...
Behzat Uygur: Tabii, canımız tehlikede... Sonra biri demiş ki: “Süheyl Abi'yi kaçıralım, Behzat Abi zaten gelir.” Sonra öbürü demiş ki: “Abi sen dert etme, zaten sizi karıştırıyorlar. Sen diye Süheyl Abi'yi karıştırıp kaçırırlar!” Tiyatro yapımcıları ve organizatörler de yıllardır sahneye taşımak istiyorlardı. Biliyor musun, 25 sene olmuş ve biz o zamanlar bu programı yaparken bazı şeylerin farkında da değildik.
◊ Bu kadar kült olacağının farkında değil miydiniz?
Behzat Uygur: Değildik. Mesela bir mesaj geldi sosyal medyadan. “Babam çok sert bir adamdı. Bir tek pazar günleri onunla sizin programınızı seyreder ve tek iletişimimizi orada kurardık, birlikte gülerdik. Babam rahmetli oldu ve sizi her gördüğümde babam aklıma geliyor” demişti. Biz aslında sadece bir program yapmamışız, bizi izleyenlerin, insanların kalbine de dokunmuşuz.
Süheyl Uygur: İzmir’de kanser tedavisi gören bir evladımız vardı. Bir sene sonra iyileştiğini öğrendik. Ailesi o süreçte ‘Şahane Pazar’ı izleyip çok moral bulduğunu anlattı.
◊ Bu iş, sahnede nasıl olacak?
Behzat Uygur: Tiyatro öğelerinden de yararlanan bir şov programı izleyeceksiniz. ‘Şahane Pazar’daki; balon, belediye çukuru, rodeo ve bardak oyunlarını sahneye taşıyacağız. ‘Şahane Pazar’ın görünmeyen, bilinmeyen, kuliste olan anları vardı. Onları anlatacağız. Tabii ünlü konuklarımız olacak.
Süheyl Uygur: Seyirciler arasından sahneye yarışmacılarımızı alacağız. Büyük sahnelerde oynayacağız ve çok yüksek bilet fiyatları ödenmeyecek.
◊ Neden bu işi yine televizyona yapmadınız?
Behzat Uygur: Şu anda televizyonlarda bu iş yapılabilir mi? Haberlerin ve tartışma programlarının dışında bir canlı yayın görmüyorum. Hep diziler var.
◊ ‘Şahane Pazar’ dışında yeni projeleriniz var mı?
Behzat Uygur: Nejat Uygur’un ‘Şeyini Şey Ettiğimin Şeyi’ oyununun 2027 versiyonunu hazırlıyoruz. ‘Süt Kardeşler’ devam ediyor. ‘Hey Gidi Günler’ adlı gösterimiz de var, o da 8'inci yılına girecek.

‘DİZİLERDE BİR SAAT BİRBİRLERİNE BAKIYORLAR’
◊ “Ekranda hep diziler var” dediniz. Siz çocukluğunuzdan beri sahnede olan iki usta oyuncusunuz. Dizi de yapabilirdiniz. Neden dizilerde yoksunuz?
Behzat Uygur: Dizilerde birbirimize çok uzun bakıyoruz, ben bu kadar uzun bakamam diye düşünüyorum.
Süheyl Uygur: Kendi adıma söyleyeyim, bana bir dizi teklifi gelirse ne yaparım, kabul eder miyim filan diyorum, ayaklarım geri gidiyor. Ya biz böyle mutluyuz; tiyatro, tiyatro...
Behzat Uygur: Bir de mizahını yaptığımız, hicvettiğimiz işin içinde olursak bu bir çelişki olur. Çünkü insanlar dizilerde bir saat birbirlerine bakıyor. Bir de bağıranlar, çağıranlar, diyorsun ki dünyanın sonu geldi. Sonraki sahnede bakıyorsun hepsi kol kola. Kan gövdeyi götürüyor, bu da beni çok rahatsız ediyor. Yoksa bize ‘Perihan Abla’, ‘Bizimkiler’ gibi bir aile, mahalle dizisi gelse neden olmasın.
◊ “Tiyatrodan çok para kazanamazsın” derler, sizi sadece tiyatro yaparak yaşamak zorlamadı mı?
Behzat Uygur: “Tiyatrodan hayatınızı geçindiremezsiniz, para kazanamazsınız” lafına son derece karşıyım. Bunu söyleyen meslektaşlarımıza hiç katılmıyorum. Çok zordur; çok emek, tırmalamak ister. Ama bir şekilde geçimini sağlarsın. Annem, babam bizi tiyatrodan kazandıkları parayla büyüttüler. Bize bir meslek emanet ettiler. Tabii, dizilerden daha çok kazanılır, bu tartışılmaz ama yıllarca birçok meslektaşımız, abilerimiz, ustalarımız tiyatro yapar, geçimini öyle sağlarlardı. Bizim de bu sene kendi tiyatromuzda 36’ncı senemiz ve devam ediyoruz.
◊ Bunca senelik deneyim sonrası bu meslekten nasıl bir ders çıkardınız?
Behzat Uygur: Afili bir şeyler düşündüm ama yok (gülüyor). Tiyatronun bana verdiği en büyük ders, daha çok çalışmak.
Süheyl Uygur: Pes etmemek, yılmamak.
‘TAKİPÇİSİ ÇOK DİYE YETENEKLİ, İYİ OYUNCU OLAMAZ’
◊ Ekranda gördüğümüz, orada ünlü olan ya da Instagram takipçi sayısı çok genç bir isim, tiyatro oyununda başrol olabiliyor. “Yıllarca emek verdik, burası da bizim alanımız” falan dediğiniz oluyor mu?
Süheyl Uygur: Burası bizim alanımız diye bir şey düşünmedim. Ama o takipçi sayısına göre bir oyuncu seçmek bana saçma geliyor. Mesela yolda yürürken biri sizi takip etse rahatsız olursunuz. Şimdi takipçi sayın az diye insanlar bozuluyor. Sosyal medyada 20 kişi seni takip etse seviniyorsun, sokakta baksa sinirlenirsin.
Behzat Uygur: Hiç bu açıdan düşünmemiştim. Tabii, hiçbir sanat dalı ya da hiçbir iş, kimsenin tekelinde değil. Ben buna gönül veriyorsam tiyatroda da oynarım. Sahneye de çıkarım. Gazinoya da çıkarım, şarkı da söylerim. Ama “Emek harcamadan çıkar bir oyunda oynarım nasıl olsa” diyorsan ya da para için bunu yaparsan orada büyük bir sıkıntı var.
◊ Siz birini popüler ya da takipçili diye tiyatronuza hiç almadınız mı?
Süheyl Uygur: Hiç öyle takipçi sayısına falan bakmadık.
Behzat Uygur: Biz yetenekli, düzgün, karakterli, tiyatroyu seven, ahlaklı olan insanlarla çalışmayı tercih ederiz. Takip-
çisi çok diye bir insan yetenekli olamaz. Takipçisi çok diye iyi oyuncu olamaz. Bu yanlışa dizilerde düşüyorlar. Alıyorlar, sonra o dizi iş yapmıyor.
◊ Eskiden kulise çiçekler falan gönderilirdi. Artık iltifatlar da eleştiriler de sosyal medyadan geliyor. Buna ne diyorsunuz?
Süheyl Uygur: Evet ama hâlâ sahnede çiçek vermek çok değerli bir şeydir.

‘İŞLEYEN DEMİR PAS TUTMAZ’
◊ Genç erkek ve genç kadın oyuncuların estetik merakı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Behzat Uygur: Çok değişmemek koşuluyla tabii rahatsız olduğu bir şey varsa yaptırabilir ama o çok değişenlerde oyunculuk açısından bir şeyler gidiyor işte.
◊ Peki, siz nasıl hep böyle dondurulmuş gibi aynısınız?
Süheyl Uygur: Çalışmak galiba sebebi. Tempo, hareket insanı zinde tutuyor.
Behzat Uygur: Biraz genetik de... Babam da böyleydi, annem de böyle. Bir de ben kendi adıma yediğime, içtiğime dikkat ediyorum. Mümkün olduğunca spor yapmaya çalışıyorum. Artık pilates gibi şeyler de yapıyoruz ama sahnede zaten öyle bir ter atıyoruz ki o ciddi bir spor oluyor. Çalışmak insanı genç tutuyor. İşleyen demir pas tutmaz.
◊ ‘Gençlik genetik’ dediniz. Sizce oyunculuk da genetik midir?
Behzat Uygur: Genetik ama herkese geçmeyebilir. Mesela bizim babamız çok iyi bir ressamdı. Süheyl de çok iyi resim yapıyor. Benim de elim fena değil. Rahmetli Zeki Amcam vardı, Amerika’da dünya çapında bir beyin cerrahıydı, o da güzel resim yapardı. Şimdi demek ki bir genetiklik var. Bizim diğer kardeşimiz Kemal de güzel resim yapar. Ama oyunculuk bir yandan da yetenek isteyen bir iş.
Süheyl Uygur: Tabii, genetik yanı vardır ama isteme ve çalışmayla onu geliştirmek lazım. Mesela ailem beni asla zorlamadı, '76 yılında ilk sahneye çıktığımda kendim istedim, severek çıktım. O gün bugün devam ediyorum.

‘HAYATI ISKALAMAMAK, ERTELEMEMEK LAZIM’
◊ Şimdilerde hayat sizin için nasıl?
Süheyl Uygur: Hayatımın en güzel dönemindeyim. Çocuklarım çok şükür büyüdüler. Oyunlardan sonra bütün günümü neredeyse evimde geçiririm. Bol bol yürüyüş yaparım. Hiç mutsuz, hiç şikâyetçi değilim.
Behzat Uygur: Bizim yaşlar artık orta yaş kabul ediliyor. Benim de evlatlarım büyüdüler. Biri Amerika’da güzel şeyler yapıyor, biri bizimle aynı sahneyi paylaşıyor. Her şey yolunda.
ÖNCEKİ HABERMalazgirt’te geri sayım başladı! Gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vereceği mesajlardaSONRAKİ HABERBağırsak sağlığı için günde kaç badem yenmeli? Uzmanlar ideal miktarı açıkladı








