HABER MERKEZİ- İşte Bakan Gürlek'in konuşmasından öne çıkan satır başları: Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları ile uzun süren dava ve soruşturmaların daha erken tespit edilmesini, hedef sürelerin daha sağlıklı takip edilmesini ve adalet hizmetlerinin verimliliğinin sürekli ölçüde geliştirilmesini amaçlıyoruz. Yargısal kararların içeriğine değil, yargı hizmetinin daha düzenli, daha hızlı ve daha etkin işlemesine katkı sağlayacak idari ve teknik kapasitenin güçlendirilmesine odaklanıyoruz. Bu anlayışın en son adımlarından biri de Alo Adalet 135 hizmetidir. 1 Eylül itibarıyla Anadolu, Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot bölge olarak başlayan uygulamayla, özellikle uzun süren dava ve soruşturmalara ilişkin vatandaşlarımızın başvurularını hızlı ve güvenli bir biçimde ilgili mercilere ulaştırabilecekleri yeni bir iletişim kanalı oluşturduk. Vatandaşlarımızın sesini daha doğrudan duyan, gecikmelerin sebeplerini tespit eden ve çözüm üretme kapasitesini artıran bir adalet sistemi kurmayı hedefliyoruz. İnşallah Alo Adalet 135 hizmeti ekim ayında Türkiye'deki tüm adliyelerde faaliyete geçecek.
"ÇOK SAYIDA FAİLİ MEÇHUL OLAYIN AYDINLATILMASINDA ÖNEMLİ MESAFE ALDIK"
Adaletin zamanında tecellisi kadar maddi gerçeğin karanlıkta kalmaması da bizim için çok önemlidir. Bu nedenle faili meçhul olaylar ve kamu vicdanında yıllardır cevap bekleyen dosyalar üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bakanlığımız bünyesinde oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın çalışmalarıyla geçmişte aydınlatılamamış dosyaları günümüz teknolojileri ve kriminal imkânlarla yeniden değerlendiriyoruz. Bu çalışmalar kapsamında bugüne kadar çok sayıda faili meçhul olayın aydınlatılmasında önemli mesafe aldık. Aradan geçen zaman, maddi gerçeğin değerini azaltmaz. Kamu vicdanında kapanmamış her dosyanın hukukun imkânları ve somut deliller çerçevesinde titizlikle ele alınması gerektiğine inanıyoruz.
Aynı şekilde tüm daire başkanlarımız da adalet hizmetlerinde verimliliği artırmak uğruna yoğun mesailerine devam etmektedir. Adalet hizmetini yalnızca klasik suç türleriyle sınırlı olarak görmüyoruz. Ormanlarımız, doğal varlıklarımız, gelecek nesillerimizin ortak emaneti olan Yeşil Vatanımızın korunması da hukuk devletimizin sorumluluk alanındadır. Kasten çıkarılan yangınlardan sabotaj girişimlerine, ihmal davranışlarıyla büyük çevre zararlarına sebep olan eylemlere kadar bu alandaki soruşturmaların titizlikle yürütülmesi ve maddi gerçeğin süratle ortaya çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Yeşil Vatan'ı korumak yalnızca bugünün değil, aynı zamanda gelecek nesillerin haklarını da korumaktır. Bu yaklaşım, Bakanlığımızın son dönem çalışmalarında açık bir biçimde ortaya konulmuştur. Milletimizin huzurunu tehdit eden uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve sokak çeteleriyle organize suç yapılanmaları, suç gelirlerinin aklanması ve yeni nesil dijital suçlarla mücadeleyi de hukuk devleti içerisinde aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ailelerimizi ve gençlerimizi hedef alan, dinî, millî ve insani duyguları suistimal eden, insanların güvenini kötüye kullanan veya suç gelirleri üzerinden haksız menfaat sağlayan yapılara karşı yürütülen mücadelede yargı mensuplarımızın hukuka bağlı, somut delillere dayalı ve titiz çalışmalarını takdir ediyorum. Bu ağır sorumluluğu yerine getiren bütün çalışma arkadaşlarımızın manevi olarak yanında olduğumuzu, ihtiyaç duyulan kurumsal ve teknik kapasiteyi geliştirmeye devam edeceğimizi özellikle ifade etmek isterim. Biz hiçbir dinî yapılanmaya, millî oluşuma veya toplumsal fayda amacı taşıyan insani ve sosyal projeye karşı değiliz. Bizim karşı olduğumuz, toplumumuzun değerlerini istismar eden, insanların iyi niyetini ve güvenini kötüye kullanan, hukuki boşluklardan yararlanarak haksız menfaat sağlayan, milletimizin vicdanını zedeleyen ve kamu düzenine zarar veren gerçek veya tüzel kişilerdir. Bu yapılara karşı yürütülen mücadelede ucu nereye giderse gitsin, hukukun ve somut delillerin gösterdiği istikamette maddi gerçeğin ortaya çıkarılacağına inanıyoruz. Aynı kararlılığı, kamu vicdanını yaralayan yolsuzluklarla mücadelede de gösteriyoruz. Kamu gücünü, kamu kaynağını veya kendisine tevdi edilen yetkiyi kişisel ya da örgütsel menfaat için kullanan, toplumun devlete ve adalet sistemine duyduğu güveni zedeleyen her türlü yolsuzluk iddiasının hukuk içerisinde titizlikle ve somut deliller kapsamında ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Milletimizin ortak kaynaklarını ve kamu düzenini hedef alan hiçbir hukuka aykırılığın karşılıksız kalmaması, hukuk devletinin ve adalete duyulan güvenin temel gereğidir. Ancak bütün bunları yaparken temel ilkemizi hiçbir zaman unutmuyoruz. Suçlunun cezalandırılması kadar masumun korunması da adaletin görevidir. Devletimizin gücü, en ağır suçlarla mücadele ederken dahi hukuk içerisinde kalabilmesinden kaynaklanmaktadır. Hukuk millet için, devlet de millet için vardır.
ÖNCEKİ HABERDünyanın gözü bu meyvede! Türkiye'de hasadı başlayan Aronya neye iyi gelir?SONRAKİ HABERZeynep Sönmez, ABD Açık'a ilk turda veda etti!






