Müjde Işıl - Filmlerin de oyuncuların da kendi yolculukları vardır; zamanla kaybolup giderler ya da daha büyürler. 1998’de vizyona giren “Practical Magic/Aşkın Büyüsü” ile başrol oyuncuları Sandra Bullock ile Nicole Kidman’ın yolculuğu daha da büyümek şeklinde oldu. Film, Alice Hoffman’ın 1995 tarihli aynı adlı romanından uyarlanmıştı. Kitap daha karanlık ve dramatik iken stüdyo, sinema uyarlamasında yumuşak bir ton istedi. Böylece masalsı ve eğlenceli bir film çıktı ortaya. Ancak vizyonda sonuç hüsran oldu. 75 milyon dolar bütçeli yapım, gişede zarar etti; seyirciden ve eleştirmenlerden ilgi görmedi. Sonrasında VHS ve DVD’lerle evlere girdi, ardından da her Cadılar Bayramı döneminde televizyonların vazgeçilmezi oldu.

Oscarlı yıldızlar
Oyuncular açısından ise istikrarlı bir yükselişe vesile oldu. “Aşkın Büyüsü” vizyona girdiğinde Sandra Bullock ve Nicole Kidman kariyerlerinde zirveye ulaşmamış olsalar da popüler oyunculardı. Bullock, “Speed” ile yıldızlaşmıştı. Kidman ise “To Die For” ile oyunculuk gücünü ispatlasa da Tom Cruise ile evliliği ile daha çok gündemdeydi. “Aşkın Büyüsü”nden sonra iki oyuncu da kariyerlerinde altın çağlarını yaşadı. Bullock romantik komedilerin aranan yüzü oldu. “The Blind Side” ile En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı. Kidman büyük prodüksiyonlar kadar bağımsız yapımlarda ve farklı türlerde rol alarak oyunculuk yelpazesini geliştirdi. “The Hours”da Virginia Woolf’u canlandırarak En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandı. İki yıldız yapımcılıkta da başarılı oldu.
Tarih tekerrür ediyor
Kidman ve Bullock kariyerinde ilk defa “Aşkın Büyüsü”nde birlikte rol almışlardı. 28 sene sonra ikinci kez bir araya geldiler. İlk filmde küçük bir kasabada teyzeleri Jet ve Frances tarafından büyütülen Sally ve Gilly Owens kardeşler ile tanışmıştık. Sihirli güçleri olan kardeşlerin üzerinde trajik bir aile laneti vardı: Âşık oldukları erkekler ölüyordu. “Aşkın Büyüsü 2” ilk filmin hemen sonrasında başlıyor. Laneti kaldıramayan Sally, kocası Gary Hallet’ı kaybetmiş ve kızlarının geçmişi bilmeden büyümesini tercih etmiştir. Ancak kızı Kylie âşık olup da lanet devreye girince Sally ve Gilly için tarih tekerrür etmeye başlar.
Akiva Goldsman, Georgia Pritchett ve Kelly Marcel’ın, Alice Hoffman’ın 2021 tarihli romanı “The Book of Magic”ten esinlendiği devam filminde, ilk filmde stüdyonun tercih etmediği karanlık ton daha baskın olmuş. Bunun temel nedenlerinden biri, yönetmen koltuğunda Susanne Bier’ın (ki kendisi Bullock ve Kidman’la da daha önce çalıştı) oturması muhtemelen. “In a Better World” ile Oscar, Altın Küre ve Avrupa Film Ödülü’nü birlikte kazanan ilk kadın yönetmen olan Bier, filmin merkezine kadın fedakârlığını koymuş. Önceki neslin hüznü ile başlayan film, aile travmalarının izini sürerken her ne kadar mizahı ve umudu elden bırakmasa da kadın dayanışmasının güç kadar fedakârlık da içerdiğini vurguluyor. Nesiller boyu lanet değişmiyor ama kız kardeşliğin dayanışması ve gücü de değişmiyor. Kadınlar tarafından yetiştirilen, temkinli olmaktan ziyade cesur olmak için yetiştirilen kız kardeşlere bir övgü filmi “Aşkın Büyüsü 2”.

Genç Owens nesli
Filmde Sandra Bullock ve Nicole Kidman’ın yanı sıra Dianne Wiest ve Stockard Channing önceki filmdeki rollerini yaklaşık 30 yıl sonra tekrar canlandırıyor. Joey King, Maisie Williams ve Lee Pace kadroya yeni katılan oyuncular olarak öne çıkıyor. “Bullet Train”deki kısa rolünden dört sene sonra Bullock’u yeniden perdede izlemek çok keyifli. Kidman’ı iddialı rollerde izlemeye o kadar alıştık ki bu filmde epey sade görünüyor gözümüze. Sally’nin kızlarını canlandıran Maisie Williams, dünya çapında ününü “Game of Thrones” dizisindeki Arya Stark rolüyle kazanan ve Emmy başta olma üzere birçok ödüle aday gösterilmiş İngiliz oyuncu. Joey King’in de “The Act” dizisindeki performansıyla Emmy ve Altın Küre adaylıkları var. Hikâye genç Owens nesli üzerine kurulmuş olsa da seyirci, Bullock ve Kidman’ı daha uzun süre perdede izlemek istiyor.

Müzikali de geliyor
“Aşkın Büyüsü” bir Broadway müzikaline dönüştürülüyor. Oyuncu kadrosu henüz resmî olarak açıklanmadı. Ama projenin ardındaki isimler hayli iddialı. Müzikalin müziklerinde ödüllü efsanevi şarkıcı Norah Jones’un imzası olacak. Yönetmen koltuğunda Tony adayı Maria Friedman oturacak. Sahne uyarlaması ise kitabın yazarı Alice Hoffman ve Peter Duchan tarafından yapılacak.
ÖNCEKİ HABERGazioğlu’nun sergisi sanatseverlerle buluştuSONRAKİ HABERCSO Carnegie Hall’da parlayacak





