HANDE ATILGAN ANKARA - Özellikle çocuklar için daha çok tartışılmaya başlanan astımın, önümüzdeki dönemde, kötüleşen çevresel faktörlerin de etkisiyle artışını sürdürmesi bekleniyor. Türk Toraks Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu Üyesi, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Bozkurt şunları söyledi:
“Astım Türkiye’de 3,5 ila 4 milyon kişide görülüyor ancak gizli vakalar ve uzman raporları dahil edildiğinde bu sayının 7,5 milyona ulaştığı tahmin ediliyor. Kronik solunum yolu hastalıkları arasında ayaktan hastaneye başvurunun ikinci en sık nedeni olan bu hastalığın, ülkemizde yapılan araştırmalarda sıklığı erişkinlerde yüzde 2-10, çocuklarda ise yüzde 0,7-21 arasında bildirilmiş. Ülkemizde erişkin ve çocuk astım sıklığı illere göre karşılaştırıldığında, Afyon ili hariç tüm illerde çocuklarda astım, erişkinlere göre daha sık izlenmiş. Astım hastalarının yüzde 32,6’sı ağır formda olup, toplumumuzda gerçekleşen her bin ölümden 3’ünün nedeni olarak ciddi bir sağlık yükü oluşturuyor. Bu yükseliş eğilimi halihazırda varlığını güçlü bir şekilde sürdürüyor. Bu tırmanışın arkasında yatan temel nedenlerin başında küresel iklim krizi, hızla artan hava kirliliği ve değişen olumsuz çevresel faktörler geliyor.”

‘Kırsal daha güvenli’
“Astım ve diğer alerjik hastalıkların hijyen hipotezine göre, astımın kırsal yaşam koşullarında daha az görüldüğü düşünülüyor” diyen Prof. Dr. Bozkurt, şöyle devam etti: “Bununla birlikte, Marmara ve Karadeniz gibi nem oranı yüksek, yağışlı ve kıyı şeridinde yer alan bölgelerde ev tozu akarları ile küf mantarlarının kolay çoğalması, astım artışını kolaylaştırıyor. Bölgesel iklim farklılıklarının yanı sıra kentleşme ve sanayileşme de coğrafi dağılımı etkiliyor, trafik kökenli hava kirliliği ve batı tipi yaşam tarzı, kentsel alanlardaki astım sıklığını kırsal bölgelere kıyasla yukarı çekiyor.”









